2 Ocak 2015 Cuma

Ben Jon-Paul İçin Oynuyorum!


Bugün öğle saatlerinde Steven Gerrard’ın Liverpool’dan ayrılacağını açıklamasıyla Türkiye’de bir kısım futbol yöneticileri(!) döküldüler ortaya. Ayağı kayan, takımını şampiyonluktan eden, şimdinin zayıf Selçuk Şahin’i vasat futbolcu muamelesi yaptılar Gerrard’a. Dokundu açıkçası. Keşke bizim takımda da Gerrard gibi birisi olsa dediğini adım gibi bildiğim halde yine bu aynı yöneticiler(!) hayatlarında futbol anlamında böylesine başarı ve istikrarın yüzde 1’ini görmemelerine rağmen ona sallamayı ve bu şekilde de olsa prim yapmayı görev edinmişler. Efsaneleşmeyi, başarıyı sadece kupa kaldırmak olarak gören ülkemiz futbolunun gerçeği bu durum. Bizden binlerce kilometre uzaktaki bir futbolcu için bu denli içten beddua edebilme yeteneği sadece bize özgüdür diye düşünüyorum. “İyi ki gitti, yeter artık zaten, şampiyonluk da hayal oldu…” Size teşekkür edip içimi de döktükten sonra ilk kez Gerrard’ın yaşattığı değil yaşadığı bir hikayeye geçebilirim.

1998 yılının 29 Kasım’ında ilk kez Liverpool as takımı formasıyla tanışmıştı Kaptan. O günden beridir hiç çıkarmadı formayı. Babasının koyu bir Liverpool taraftarı olmasından dolayı Manchester United’ı reddeden Gerrard, 9 yaşında Liverpool Akademisinde futbol oynamaya başlar ve efsanesi olacağı kulübe ilk adımı o zaman atar. Gerisini hepimiz az çok biliyoruz, 695 maç Liverpool’la 114 maç İngiliz Milli Takımı ile, 3 Lig Kupası, 2 FA Cup, 1 Şampiyonlar Ligi, 1 Uefa Kupası, 2 Süper Kupa ve onlarca “en iyi” ödülleri. Bu başarımların hepsinin ayrı ayrı muazzam hikayeleri var ama hiçbiri Hillsborough felaketinde yaşanan kadar derinden etkilemedi Gerrard’ı. Henüz 9 yaşındaydı Hillsborough yaşandığında, Liverpool’a yeni katılıyordu o zamanlar. Dünya futbolunun gördüğü en büyük  trajedide 96 seyirci izdihamdan ölmüş, 766 kişi de yaralanmıştı. Trajedinin en genç kurbanı ise Gerrard’ın kendisinden bir yaş büyük olan 10 yaşındaki fanatik Liverpoollu kuzeni Jon-Paul Gilhooley’di. Futbol tutkunu aile böyle dramatik bir felakete kurban gitmişti. Gerrard otobiyografisinde Jon-Paul ve ailesinden bolca bahseder. Liverpool akademisindeki zamanlarında Jon-Paul’un ailesi sürekli Gerrard’ı izlemeye akademiye gelir, küçük Steven da onları her gördüğünde başarıya olan açlığını, kararlılığını hissedermiş. Ekstra motivasyon kaynağı imiş Jon-Paul ve ailesi onun için. Gerrard’ın kutsal formayı ilk kez giydiği 29 Kasım 1998 gününün hemen öncesinde de Jon-Paul’un ailesi Gerrard’ın yanına gelir ve “seninle gurur duyuyoruz” derler. Gerrard sahaya adımını attığında Jon-Paul’un gözlerinin onun üstünde olduğunu hisseder ve otobiyografide de bize hissettirir: “Jon-Paul ile birlikte paylaştığımız hayali yaşıyordum.” Jon-Paul, yaşasaydı Gerrard’ın her kırmızı formayla sahaya girişinde onun da tribündeki yerini aldığını bildiği, Liverpool’u paylaştığı kuzeni.

Hillsborough felaketi ile ilgili yazdıkları ise onun Liverpool halkı ve taraftarı için sadece bir futbolcu olmadığını anlamamız için yeterli.

“Liverpool’un ünlü şarkısı You’ll Never Walk Alone söz ve müziğin uyumundan çok daha fazlası, insanlar arasındaki anlaşmadır. İyi ve kötü günlerde hep birlikte olma anlaşması. Hillsborough felaketini yaşayan aileler övgüyü çok fazla hak ediyorlar, artık onların masalarında bir sandalye boş, onların yıllardır dokunulmamış yatak odaları var. Bu aileler adaleti hak ediyor. Sonuna kadar destekliyorum Hillsborough felaketinin sorumlularını bulmak için başlatılan kampanyaları. Hepimiz Hillsborough’da olanları ve sorumluları bilmeliyiz. Masum 96 insan orada öldü, benim de kuzenim öldü ve o adaleti görmedi. Anfield’da ısınırken ‘96 kişi için Adalet’ yazılı pankartı gördüğümde tekrar hissettim ve katıldım o insanlara.”


“Hillsoborough bir daha asla yaşanmamalı. Kimse hayatını veya akrabalarını bir futbol maçında kaybetmemeli. Shankly Kapısı’nın dışındaki anıtta Jon-Paul’un ismini her gördüğümde hüzün ve nefretle dolarım. Bunu daha önce kimseye söylememiştim fakat bu bir gerçek: Ben Jon-Paul için oynuyorum!”








Steven Gerrard Dünya futbolu için efsanedir ama Liverpool için bambaşka. Tarif edilemez duygular yaşattı tüm Liverpool halkına. Liverpool için yaptıklarıyla, Hillsborough hakkında söyledikleriyle, Jon-Paul için yaşadıklarıyla koskoca bir şehri sığdırdı kalbine. Teşekkürler Büyük Kaptan Steven Gerrard.


Tufan Demir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder