Highbury Tüneli garipti sanki dar bir geçidi andırıyordu. Her ne kadar bundan kaçınsanız da orada birine çarpmamak imkansızdı.
Arsenal ile aramızdaki rekabet her zaman büyük enerji ve tutku yaratırdı. Harika bir şeydi. Onlardan nefret ederdim. Bu nefretin sebeplerinden biri de kıskançlık çünkü çok iyi bir takım olduklarını biliyordum.
Onların sayesinde daha iyi bir futbolcu oldum. Rakibim Petit ile Vieira'ydı ve onların karşısında elimden gelenin en iyisini ortaya koymak zorundaydım. Bir maçı kaybettiğimizde onların elini sıkan ilk kişi her zaman ben oldum.
Chelsea yeni bir meydan okumaydı ancak Arsenal... Aramızdaki elektriğin tarifi zor. Highbury'de o eski modası geçmiş stadyumu dolduran gürültülü kalabalık. İnsanlar Highbury'nin diğer stadyumlara göre daha dar bir sahaya sahip olduğunu söylerler ancak boyutlarında pek de fark yoktu. Farklı olan şey taraftarlarının neredeyse üstümüze çıkacakmış gibi bir atmosfer yaratmasıydı.
Şimdilerde oynanan futbolda fiziksel kontakt çok az. Kulüpler artık daha farklı futbolcular satın alıyorlar, yetenekleri fazla olan futbolcuları, kavgacı olanları değil. O zamanlar yaşananlar yalnızca ben ve Vieira arasında değildi, sahanın her yerinde bu tarz kavgaları görebilirdiniz. Şimdilerde maça çıkmadan önce tünelde birbirine sarılan kucaklaşan futbolcuları görüyorum...
*Roy Keane'nin otobiyografinin bir sayfasının fotoğrafı twitter'a düşmüştü ben de durmadım yabıştırdım çeviriyi. Hata kusur varsa affola. Aşağıda lezzetinden yenmeyecek bir video koyuyorum izlemeden normal hayata dönmeyin.
KEANE AND VİERA - BEST OF ENEMİES ( Full Version )
Anıl Güler
Twitter: @anilgulerr

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder