Biri ülkesinde lider, UEFA Avrupa Ligi'nde grubundan lider olarak çıkmış, öz güveni yerinde morali tavan yapmış dolu dizgin Beşiktaş; diğeri ülkesinde yerlerde, Şampiyonlar Ligi'nde 3.olup UEFA Avrupa Ligi'nin yolunu tutmuş, her yanından alarm çanları çalan Liverpool...
Kırmızılar bugünden, Siyahlar dünden yaralı.
Futbolseverler için bundan daha lezzetli bir eşleşme olamazdı herhalde. Dudek elinde o kağıdı tuttuğu anda (dudağının kenarındaki hafif tebessümü es geçmeyelim) ortalık yıkıldı Türkiye'de. Adeta patlama yaşandı. Beşiktaşlılar'ın bu heyecanını anlamak gerek, geçmişle olan bir hesaplaşma var, yüz on bir yıllık mazi defterinin birkaç sene önceki bir sayfasında büyük bir utanç var.
Takım bu sene gümbür gümbür geliyor, maç ne olursa olsun hırs-mücadele hat safhada. Yeni transferler cuk diye oturmuş, genç isimler taraftarın gönlünü fethetmiş. Liverpool ile eşleşmek için bundan daha uygun bir an olamazdı. Beşiktaş ligde üçüncü, Avrupa'da gruptan ikinci çıkmış olsaydı bu heyecan dalgası bu derece yaşanmazdı hatta şuan Liverpool'u nakavt edebileceklerine inanan birçok taraftar temkinli yaklaşırdı. Yani kurada Liverpool ismini görmek için ve gaza gelmek için en uygun an buydu ama keşke maç hemen bu hafta içi oynanacak olsaydı.
İntikam?
Öncelikle Beşiktaş'ın turu geçmesini ne kadar istesem de şansının %5 civarından olduğunu düşünüyorum. Evet Liverpool dişe dokunur hiçbir şey ortaya koyamıyor maçlarda ancak "şimdilik" diye ekleyelim. Maçın oynanmasına daha neredeyse 2 ay var. Ara transfer dönemi, belki bir hoca değişikliği ile birlikte ne seviyeye gelebileceklerini şimdiden kestirmek güç. Şuan en çok göze çarpan handikapları savunmadaki isimler ve golcülerinin olmayışı. Sağlam iki transferle bambaşka bir kimliğe bürünebilirler. Takım olmayı becerebilirlerse, o ruhu yakalamayı başarabilirlerse herkesi şaşırtabilirler. Mevzu bahis burada Liverpool; Şampiyonlar Ligi finalinde 3-0 geriden gelip kupayı alan bir takımdan bir isyandan bahsediyoruz.
Ayrıca Premier Lig'i ilk 4 içinde bitirme olasılığı çok düşük olan Liverpool UEFA Avrupa Ligi'ni kazanıp direkt Şampiyonlar Ligi bileti alma hesapları yapacaktır. Yani Şampiyonlar Ligi bitti Liverpool'un ümitleri bitti diye bir durum yok ortada. Aksine en gerçekçi ve kısa yollu bir hedef Avrupa Ligi. Bunun motivasyonu olacağını belirtelim.
Bizimkilerdeki intikam ateşi onların küllerinden doğmasını sağlayacak ateş anlamına gelebilir. Liverpool taraftarı da daha dün gibi hatırlıyor 8-0'ı. O günden bu yana çok şey değişti elbet ama taraftarın bakış açısı böyledir: zamanında 8 attığın takıma elenirsen topa koyarlar. Beşiktaş'ın Liverpool'u elemesi için ihtiyacı olan şey intikam düşüncesi değil, mantıklı oynamak rakibin eksiklerinin üzerine gitmek ve dersini iyi çalışmak.
Beşiktaşlı futbolcular kendi içlerinde bir muamma yaşıyordur şimdiden. Hem taraftarı ölümüne mutlu etme isteği, bunun verdiği gaz, hem de "ya bu kez de biz kötü sonuç alırsak" düşüncesi geçiyordur akıllardan. Maça çok karmaşık düşüncelerle çıkacaklar, göreceğiz.
Onlar içinse tüm bu yukarıda saydığım motivasyon unsurlarının yanında bir de nostalji faktörü var. Son yıllarda Liverpool'un gördüğü en büyük başarıya uzandıkları, zirve yaptıkları stadyuma gelecekler. Buranın uğuruna inanıyorlar, adeta kutsal toprak onlar için.
O gece gelip çattığında Olimpiyat Stadı muhtemelen bir cehennemi andıracak. Taraftar stadı dolduracak, rakibi baskı altına almak için (ki hiçbir Türk takımının taraftarının bunu başarabileceğini sanmıyorum, çünkü rakip takım korner kullanırken Kartal Gol Gol Gol diye bağıran bir gruptan bahsediyoruz) var gücüyle bağıracak herkes. İstanbul çınlayacak kısacası. Çok keyifli olacağına eminim.
Beşiktaş bana rahmetli dedemden yadigar, çocukluğum demek futbol demek benim için, kış geceleri radyoda Beşiktaş'ın maçını dinlemek demek benim çocukluğumda futbol. Liverpool ve Gerrard ise ilk göz ağrım. Gerçekten aşık olduğum tek takım. Kim gol atarsa sevineceğim, kim elenirse üzüleceğim. Enteresan olacak benim için de...
Anıl Güler
@anilgulerr

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder