Başkanları Seyit Mehmet Özkan’ın ve beraber çalıştığı dostlarının Bucaspor’dan sonra 2012’de Altınordu’da yapılanmaya gitmesiyle bu serüven başladı. Amaçları, bu topraklardaki gençlerin yeteneklerini keşfetmek ve onlara temel okul eğitimleriyle birlikte futbolculuk mesleğini kazandırmak. Başkan, bir yazısında “Küçücük çocuk okuldan çıkıyor, koştura koştura sahaya geliyor, aç mı tok mu bilmeden onu antrenmana sokuyoruz ve futbolcu olmasını bekliyoruz, bu böyle olmaz” diyor ve kulüp 7 yaşından itibaren aldıkları çocuklara kendi felsefelerini aktarmak için uğraşıyor. Bu çocuklara da “özkaynak” deniyor, kendi yetiştirdikleri ve felsefelerini kabul ettirdikleri çocuklar bunlar. Her sezon en az bir tane çocuğu A takıma çıkarma planları şuan an için işliyor.
Altınordu’nun felsefesini biraz derinden irdelemek lazım. Kulüpte hiç yabancı futbolcu yok bu topraklardan küçük yaşta aldıkları çocuklarla takım olmayı hedefliyorlar. Bunu da Türkiye’nin her yerine yayılmayı hedefleyen scout ekibiyle sağlamaya çalışıyorlar. Scout Şefi Serhat Pekmezci bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Altınordu Futbol Sosyal Girişimi, dibe vurmuş Türk futbolunun yeniden küllerinden doğma hikâyesidir, ülke futbolunun kardelenidir, sistemsizliğe isyandır, çaresizliğe ve tükenmişliğe bir başkaldırıdır. Yel değirmenlerine karşı girişilen bir şövalyelik destanıdır. Altınordu, tamamı bu topraklarda doğmuş yerli oyunculardan, tamamını kendi altyapısından yetiştireceği oyuncular ile önce Süper Lig’de daha sonra Avrupa’da mücadele edebilecek kadrolar yaratmayı amaç edinen Türkiye’nin ilk ve tek futbol kulübüdür.” İlerleyen yıllardaki hedeflerinden biri de kesinlikle A takıma profesyonel oyuncu transferi yapmamak. Sebebi benim düşünceme göre, kendi sistemlerini anlayamayacak olmaları. Sonuçta özkaynağın getirdiği ve kazandırdığı özelliklerin çoğu genç yaşta kazanılıyor.
Altınordu genç yaş kategorilerinde Türkiye’nin en iyisi olma yolunda ilerliyor ve belki de en iyisi. U7’den U18’e kadar her yaş kategorisinde takımı bulunuyor ve her takım kendilerinden en az 1 yaş büyük takımlarla mücadele ediyor. Örneğin Altınordu U13 – Denizli U14 ile oynuyor. Bunun dışında yurtdışında yapılan genç yaş turnuvalarında boy gösteren minikler, ilerleyen yıllarda büyük takımlarla mücadele edebilecek mental gelişime sahip oluyorlar. Bir arkadaşımdan duymuştum, büyük takımlar Türkiye’ye turnuvaya geleceği zaman, Altınordu var mı diye soruyormuş. Sorduklarını da araştırdıkça öğrendim. Almanlar, İngilizler, İspanyollar ve daha diğer büyük takımların olduğu ülkeler Altınordu’yu tanıyor ve hatta bazıları iş birliği içerisine giriyor. Atletic Bilbao ile Altınordu arasında bu yıl altyapı ve antrenör anlaşması yapıldı. Bu sayede karşılıklı eğitimlerle iki takımın da gelişmesi amaçlanıyor. Sadece Bask bölgesinden oyuncu alan Bilbao, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele ediyor ve paranın hüküm sürdüğü takımlara kafa tutabiliyor. 5 milyonluk Bask nüfusundan her yıl sayısız oyuncu çıkıyor gerisini siz düşünün. Altınordu İngiltere’nin Londra şehrinde de futbol okulu kurdu. 2012 Olimpiyatları’nın olduğu yerde kurulan bu okul ile 8-14 yaş arası gençlerin futbol eğitimi gerçekleştirilecek. Bu işi profesyoneller yapıyor ve bilimsel olarak çalışmalar sürdürülüyor. Diğer takımlarımız Almanya’ya okul açıp-kapayarak 2 oyuncu getirip kariyerini bitirmeye uğraşırken Altınordu yaptığı, yapıyor olduğu ve yapacakları inanılmaz.
A takım kuruldukları 2012-2013 yılına 3. Ligde başlıyor ve 2. sezonun sonunda yükselmeyi hedefliyorlar, tabii lig biraz kolay geliyor ve ilk sezonda şampiyon olarak yükseliyorlar. Daha sonra çıktıkları 2. Ligde 4 sene kalıp yükselmeyi hedeflerken yine lig kolay geliyor ve ilk yıllarında şampiyon oluyorlar. Planlar revize edildi ve şu an için Ptt 1. Lig’de kendilerine 3 sezon koydular. Hayalleri gerçekleştirmek için başlamaları gerekiyordu ve onlar 2 sene önce bir yola girdiler. Önlerine çıkan tüm engelleri aşarak gelen Altınordu’yu hayranlıkla izliyor, diğer tüm kulüplere örnek olmalarını diliyorum.
Murat Çolakoğlu
@mrtcolakoglu

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder